tr/en/de
Yapay Kornea
Kimlere yapay kornea ameliyatı gerekebilir?
Gelişmiş ülkelerde ve nakledilen korneanın yaşaması için elverişli ortamın bulunduğu gözlerde yapılan kornea naklinin başarı yüzdesi %90’lardadır. Ancak, immunolojik nedenli veya altta yatan enfeksiyöz (ör., herpes virus) hastalığa bağlı daha önce tekrarlayan kornea reddi geçirmiş hastalarda, yaygın kornea damarlanması olan hastalarda, aniridi gibi doğumsal nedenlerle veya sonradan gelişmiş kök hücre yetmezliği olan hastalarda ve geçirilmiş retina cerrahileri nedeniyle göziçinde silikon yağı bulunan hastalarda yapılacak kornea naklinin başarı oranı ciddi derecede düşmektedir. Kadavradan nakledilen korneanın yaşama ve şeffaflığını koruma şansının düşük olduğu hastalarda, yapay kornealar (keratoprotezler) yeni bir umut ışığı oluşturmaktadır.
Boston tipi keratoprotez nedir?
Boston tipi keratoprotez, bugün dünyada en yaygın olarak kullanılan yapay korneadır. Geliştirme çalışmaları 1960’larda başlayan bu keratoprotez, 1992’de Amerika’da Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmıştır ve o tarihten bu yana hastalar üzerinde uygulanmaktadır. Ameliyat sonucunun daha iyi olabilmesi için tasarımı yıllar içinde geliştirilmiş ve bugüne dek dünya üzerinde 3500’den fazla hastaya nakledilmiştir. Ancak Türkiye’de bugüne kadar rutin uygulamaya girmemiş, az sayıda hastaya uygulanmıştır.
Boston tipi keratoprotezin merkezi kısmı şeffaf ve bağışıklık sistemini uyarmayan bir plastik maddeden yapıldığı için vücut tarafından red riski bulunmamaktadır. Ayrıca keratoprotezlerin şekli ve tasarımı nedeniyle, ameliyat sonrasında gözlük numaraları çok düşük olmakta veya hiç olmamaktadır; ve en iyi görme keskinliğine ameliyattan sonra çok kısa bir sürede ulaşılmaktadır. Keratoprotez cerrahisi, standart kornea nakli cerrahisine oldukça benzer olmakla beraber, ameliyat sonrası takibi önem taşır ve hastaların doktorları ile yakın ilişki içinde olmaları gerekmektedir. Ameliyat sonrası ömür boyu damla kullanımı gerekmektedir ve bu konuda hasta uyumu çok önem taşır.
Kimlere yapay kornea ameliyatı gerekebilir?

Gelişmiş ülkelerde ve nakledilen korneanın yaşaması için elverişli ortamın bulunduğu gözlerde yapılan kornea naklinin başarı yüzdesi %90’lardadır. Ancak, immunolojik nedenli veya altta yatan enfeksiyöz (ör., herpes virus) hastalığa bağlı daha önce tekrarlayan kornea reddi geçirmiş hastalarda, yaygın kornea damarlanması olan hastalarda, aniridi gibi doğumsal nedenlerle veya sonradan gelişmiş kök hücre yetmezliği olan hastalarda ve geçirilmiş retina cerrahileri nedeniyle göziçinde silikon yağı bulunan hastalarda yapılacak kornea naklinin başarı oranı ciddi derecede düşmektedir. Kadavradan nakledilen korneanın yaşama ve şeffaflığını koruma şansının düşük olduğu hastalarda, yapay kornealar (keratoprotezler) yeni bir umut ışığı oluşturmaktadır.

Boston tipi keratoprotez nedir?

Boston tipi keratoprotez, bugün dünyada en yaygın olarak kullanılan yapay korneadır. Geliştirme çalışmaları 1960’larda başlayan bu keratoprotez, 1992’de Amerika’da Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmıştır ve o tarihten bu yana hastalar üzerinde uygulanmaktadır. Ameliyat sonucunun daha iyi olabilmesi için tasarımı yıllar içinde geliştirilmiş ve bugüne dek dünya üzerinde 3500’den fazla hastaya nakledilmiştir. Ancak Türkiye’de bugüne kadar rutin uygulamaya girmemiş, az sayıda hastaya uygulanmıştır.

Boston tipi keratoprotezin merkezi kısmı şeffaf ve bağışıklık sistemini uyarmayan bir plastik maddeden yapıldığı için vücut tarafından red riski bulunmamaktadır. Ayrıca keratoprotezlerin şekli ve tasarımı nedeniyle, ameliyat sonrasında gözlük numaraları çok düşük olmakta veya hiç olmamaktadır; ve en iyi görme keskinliğine ameliyattan sonra çok kısa bir sürede ulaşılmaktadır. Keratoprotez cerrahisi, standart kornea nakli cerrahisine oldukça benzer olmakla beraber, ameliyat sonrası takibi önem taşır ve hastaların doktorları ile yakın ilişki içinde olmaları gerekmektedir. Ameliyat sonrası ömür boyu damla kullanımı gerekmektedir ve bu konuda hasta uyumu çok önem taşır.